Kısaca
- İşveren dört grup hâlde sözleşmeyi bildirim süresi beklemeden feshedebilir: sağlık, ahlak ve iyiniyet, zorlayıcı sebep, gözaltı veya tutuklama.
- Ahlak ve iyiniyet nedenli fesih hakkı, işverenin olayı öğrendiği günden itibaren 6 iş günü içinde kullanılmalıdır.
- Her hâlde fiilden itibaren 1 yıl geçince bu hak kullanılamaz; işçi maddi çıkar sağladıysa 1 yıl sınırı uygulanmaz.
- İşçi bu fesihlere karşı iş güvencesi hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.
Bu yazıda
İş Kanunu'nun 25. maddesi, işverenin süresi belirli olsun ya da olmasın iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebileceği hâlleri dört başlıkta sayar. Bu fesihlerde ihbar süresi verilmez; ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle yapılan fesihte ayrıca kıdem tazminatı da doğmaz.
I. Sağlık sebepleri
- İşçinin kendi kastından, derli toplu olmayan yaşayışından ya da içkiye düşkünlüğünden doğan bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu nedenle doğan devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.
- İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması.
Bunların dışında hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hâllerde işverenin bildirimsiz fesih hakkı, bu hâllerin işçinin kıdemine göre 17. maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelikte bu süre 74. maddedeki izin süresinin bitiminde başlar. Sözleşmenin askıda kaldığı bu sürelerde ücret işlemez.
II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hâller
Kanun şu hâlleri sayar:
- Sözleşme yapılırken gerekli nitelik ve şartlar kendisinde bulunmadığı hâlde bulunduğunu ileri sürerek ya da gerçeğe uymayan bilgi vererek işvereni yanıltmak,
- İşverenin ya da aile üyelerinin şeref ve namusuna dokunacak söz veya davranışlarda bulunmak, işveren hakkında asılsız ihbar ve isnatlarda bulunmak,
- İşverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunmak,
- İşverene, aile üyelerine ya da başka bir işçiye sataşmak, işyerine sarhoş veya uyuşturucu almış olarak gelmek ya da işyerinde bunları kullanmak,
- Güveni kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar,
- İşyerinde yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemek,
- İzinsiz veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki iş günü, bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü ya da bir ayda üç iş günü işe devam etmemek,
- Yapmakla yükümlü olduğu görevleri, kendisine hatırlatıldığı hâlde yapmamakta ısrar etmek,
- Kendi isteği veya savsaması yüzünden iş güvenliğini tehlikeye düşürmek ya da işyerine ait makine ve eşyayı otuz günlük ücretiyle ödeyemeyecek derecede hasara uğratmak.
III. Zorlayıcı sebepler
İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması.
IV. Gözaltı veya tutuklama
İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması hâlinde devamsızlığın 17. maddedeki bildirim süresini aşması.
Süre: 6 iş günü ve 1 yıl
- maddeye göre ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hâllere dayanan fesih yetkisi:
- Diğer tarafın bu davranışı öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten sonra,
- Her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra
kullanılamaz. İşçinin olayda maddi çıkar sağlaması hâlinde bir yıllık süre uygulanmaz. Süresi içinde fesheden tarafın diğer taraftan tazminat hakları saklıdır.
Altı iş günlük süre, olayın gerçekleştiği günden değil, kanunun ifadesiyle diğer tarafın, yani işverenin olayı öğrendiği günden işlemeye başlar. Bu nedenle olayın yöneticiye ya da İK'ya ulaştığı tarihi bir tutanakla kayda geçirmek önemlidir.
Kıdem tazminatı ne olur?
1475 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre işverenin feshinde kıdem tazminatı ödenir; ancak 17. maddenin II numaralı bendinde (bugünkü 25. maddenin II. bendinin karşılığı) gösterilen sebeplerle yapılan fesih bunun dışındadır. Yani ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle yapılan haklı fesihte kıdem tazminatı ödenmez. Sağlık ya da zorlayıcı sebeple yapılan fesihte ise kıdem şartları sağlanıyorsa tazminat ödenir.
İşçinin itiraz hakkı
- maddenin son fıkrasına göre işçi, feshin bu bentlerdeki sebeplere uygun olmadığı iddiasıyla 18, 20 ve 21. maddeler çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Bu nedenle olayın ve öğrenme tarihinin belgelenmesi önemlidir.
Kaynaklar
Bu yazı 23 Ekim 2026 tarihinde yürürlükteki mevzuata göre hazırlandı. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir olayda hukuki ya da mali müşavirlik desteği yerine geçmez. Bir hata görürseniz bize yazın.